Procat, Global oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor..

IT Network | Mart 2018

2004 yılında yüksek verimlilik, kesintisiz destek, hızlı kurulum, deneyim konforu ve maliyet avantajından yararlanmak isteyen kuruluşların ilk tercih ettiği marka olmak amacıyla faaliyetlerine başlayan Procat, bugün sunduğu çözümler ve çağrı merkezi alanının en önemli oyuncularının başında gelmektedir.

Procat kurucularının çeyrek yüzyıla yakın sektör deneyiminden aldığı güç ve uzman kadrosu ile birlikte A’dan Z’ye anahtar teslim çağrı merkezi kurulumu, üçüncü parti ürün ve çözümler ile entegrasyon, uygulama geliştirme, raporlama, izleme, denetleme ve kalite değerlendirme gibi gereken tüm ürün ve hizmetleri sunmayı sürdürüyor. Genel çözümler ve çağrı merkezi özelinde sunulan hizmetler kapsamında söyleşi gerçekleştirdiğimiz Procat Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erdem Emiroğlu, Procat’in sektörün parlayan yıldızı olmasının yanı sıra global oyuncu olma yolunda da emin adımlarla ilerlediğini belirterek, 2019 için hedeflerinin globalde 5’in üzerinde ülkede yatırım yapmak olduğunu söyledi…

BPD alanında şu anda neler yapıyorsunuz?

Procat olarak, İzmir Bornova’da iki, İstanbul Kavacık’ta bir olmak üzere üç lokasyonda, 500’ü aşkın müşteri temsilcisi ile BPO – Business Process Outsourcing hizmeti sunmaktayız. 2016 Kasım ayından itibaren BPO hizmetlerimizi İngilizce ve Arapça olarak da vermeye başladık. Kasım 2017 itibari ile Almanca dilini de alternatif seçenekler arasına ekledik. İstanbul’da başlattığımız anadil seviyesindeki Almanca dil desteğimizi, Türkiye’deki diğer hizmet verdiğimiz iller dışında Avrupa’da açmayı planladığımız lokasyonlarımıza da taşımayı düşünüyoruz.

Hedef sektörleriniz neler?

2017 finans, telekom ve otomotiv gibi farklı sektörlerdeki iş ortaklarımız ile birlikte satış, müşteri hizmetleri ve tahsilat operasyonlarında farklılık içeren başarı hikâyeleri ortaya koyduk. Hayata geçirdiğimiz başarılı projelerden aldığımız güç ile bu yönde çalışmalarımıza ivme katmayı hedefliyoruz.

Bu bağlamda Collectürk’e erken dönem tahsilat operasyonlarında verdiğimiz hizmetlerimizi güçlendirerek devam ettirmeyi planlıyoruz. DNA’sında “teknoloji” olan şirketimiz, 2018 yılının ikinci çeyreğinden itibaren BPO tarafında önemli bir teknik destek operasyonu gerçekleştirmeyi hedefliyor.

2018 yılında odağımız arasında havacılık ve perakende sektörü bulunmakta. Bu alanda çalışmalara başladık. Yeni ortaklıklar ve yeni is modelleri üzerine 2018 yılında odağımız arasında havacılık ve perakende sektörü bulunmakta. Bu alanda çalışmalara başladık. Yeni ortaklıklar ve yeni is modelleri üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

BPO için son teknolojilerin öneminden bahseder misiniz?

Bir önceki soruda da kısmen aktardığım gibi DNA’sında teknoloji olan şirketimiz BPO operasyonlarını teknoloji temelli inşa etmekte ve desteklemektedir. Yapay zekâ ve çeşitli otomasyonların hayatımıza artan bir hızda girdiğini görmekteyiz. Biz, BPO hizmeti verdiğimiz iş ortaklarımızı çok iyi analiz edip, ihtiyaçlarını çok iyi anladıktan sonra hem müşterimizin hem de müşterimizin müşterisinin hayatını kolaylaştıracak teknoloji çözümlerimizi “terzi usulü” bir modelleme ile hayata geçirmekteyiz. Bu sene BPO hizmeti verdiğimiz müşterilerimizde chatbotları ve özellikle RPAda (Robotic Process Automation) çok önemli geliştirmeleri hayata geçireceğiz. 2018, özellikle RPA’nın rutin yapılan işleri insan bağımlı (ve dolayısı ile hata payı yüksek) olmaktan çıkartıp müşterilerimizde büyük bir iş gücü optimizasyonuna odaklanacağımız bir yıl olacak.

Yurt dışı faaliyetleriniz bu yıl itibariyle bir hayli arttı. Operasyon yetkinliklerinizi de yurt dışına taşımayı planlıyor musunuz?

2017 yılı bizim açımızdan oldukça başarılı bir yıl oldu. Bugüne kadar hep uluslararası global şirketler Türkiye’deki çağrı merkezlerini satın alarak bünyesine kattı. Biz ise doğrudan yurt dışında yatırım yapma kararı aldık. Amacımız denenmemiş bir stratejiyi deneyimlemek ve bir Türk firması olarak sesimizi yurt dışında duyurmak idi. Yurt dışında yeni ofisin açılışı bizler için oldukça heyecan verici bir faktör oldu. Motivasyonumuz daha da yükseldi. Procat, teknik ve operasyonel uzmanlığını en yeni teknolojilerle harmanlayan ve terzi işi özel çözümler geliştiren bir şirket. Türkiye’de edindiği uzun yıllara dayanan tecrübe ve uzmanlığı ile yüksek kalite standartlarında sunduğu hizmet anlayışını artık diğer ülkelere de taşımasının vaktinin geldiğine inandık. Birleşik Krallık’taki operasyonumuzda da kaliteli hizmet ve kaliteye değer veren bilinçli müşteriler ile çalışmak önceliğimiz olacak. 2018 yılının ilk çeyreği içinde operasyonlarımızı minimum 2 yeni ülke operasyonu ile genişletmeyi düşünüyoruz. 2019 yılında ise hizmet verdiğimiz ülke sayısını 5’in üzerine çıkartmayı planlıyoruz. Türkiye’de son 25 yılda elde ettiğimiz sektörel tecrübenin uluslararası düzeyde genişletilmesi ve artık pazarda global bir oyuncu olmamız bizi çok daha güçlü kılıyor. Yurt dışında açmakta olduğumuz ofislerimiz ile portföyümüzü uluslararası düzeyde genişletme potansiyelini değerlendiriyoruz. Procat için olduğu kadar, Türkiye çağrı merkezi sektörüne de örnek teşkil eden bu girişimin, Türkiye için de önemli bir adım olduğuna inanıyoruz.

Çağrı Merkezi sektöründe 2018’de ne gibi yeni teknolojik uygulamalar göreceğiz?

Geçtiğimiz yıl, Procat çatısı altında sunduğumuz dijital çözümlerimiz, beklediğimizin üzerinde talep gördü. Bu bağlamda çok faklı sektörlerden irili ufaklı birçok kurum ile başarılı projelere imza arttık. 2018 yılında ise son kullanıcıların, firmalardan dijital kanallar üzerinden müşteri hizmetleri veya çözüm sunmalarını bekleyeceğini öngörüyoruz. Bunun standart bir hizmet olarak talep edileceğini düşünüyoruz. Öte yandan WhatsApp for Business’ın beta kullanımın tamamlanmasının ardından bu kanaldan sunulacak hizmetlerin artış göstereceğini öngörmekteyiz.